İçeriğe geç
  • Dolar 49,5301 ▲ %0,11
  • Euro 55,8059 ▲ %0,28
  • Sterlin 66,2679 ▲ %0,68
  • Gram Altın 6.682,29 ▲ %0,71
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 92,27 ▲ %0,98
  • Bitcoin 4.078.596 ▲ %1,68
  • BIST 100 11.753,07 ▼ %2,63

Antalya

Antalya'da göğüs ağrısını enfeksiyon sanan öğretmen, meme kanseri tedavisini başarıyla tamamladı

Antalya'da göğsündeki ağrıyı enfeksiyon sanarak hastaneye başvuran 52 yaşındaki anaokulu öğretmeni Pınar Öztürk'e meme kanseri teşhisi konuldu. Yoğun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Öztürk, kontrollerini sürdürüyor.

Haberler.com'da yer alan habere göre, Antalya'da yaşayan iki çocuk annesi anaokulu öğretmeni Pınar Öztürk (52), yaklaşık iki yıl önce Ankara'da bulunduğu sırada göğsünde ağrı hissetti. Bu şikayetini enfeksiyona bağlayan Öztürk, Antalya Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda kendisine 50 yaşında meme kanseri teşhisi konuldu.

Tıbbi Onkoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Yusuf İlhan'ın takibine giren Öztürk'ün tedavisine hemen başlandı. Yaklaşık altı ay süren süreçte 12 kür kemoterapi alan Öztürk, daha sonra ameliyat edildi ve memesinin yarısı alındı. Ameliyatın ardından radyoterapi tedavisi de tamamlanan Öztürk'ün sağlık kontrolleri üç ayda bir yapılıyor.

Yaşadığı süreci anlatan Pınar Öztürk, göğsündeki ağrı nedeniyle hastaneye gittiğini ve tesadüfen kanser teşhisi konulduğunu belirtti. Teşhisin ardından bir hafta içinde tedaviye başladığını ifade eden Öztürk, "Göğsümde bir ağrı oluştu, Ankara'daydım o esnada. Onun için apar topar buraya geldim. Şehir Hastanesi'nde genel cerrahiye başvurdum. Tamamen tesadüftü, onkoloji alanında hiçbir bilgim yoktu. Zaten göğsümde böyle bir sorun olduğunu düşünerek gelmedim. Bir ağrı vardı ama enfeksiyon olduğunu düşünerek geldim. Sağ olsun, onkoloji doktorumuz Yusuf Hocamla tanıştık. Tanı, MR'lar, PET çekimi; hepsi bir hafta içerisinde gerçekleşti. Ayın birinde hastanedeydim, yedisinde beni kemoterapiye başlattı" dedi.

Kemoterapi sürecinde 13 kilo verdiğini ve doktorunun beslenme önerilerine uyduğunu söyleyen Öztürk, ameliyat sonrası süreci de şu sözlerle anlattı: "Harika bir genel cerrahımız da var. Ameliyat oldum, mememin yarısını aldılar. O bölgeyi, koltuk altını temizlediler. Sonra Yusuf Hocamın kontrolünde devamlı gidip geldik. 6 aya yakın da bir ilaç kullandırdı bana, kemoterapi ilacına denk bir şey. Çok şükür, onu da hallettik, onu da bitirdik."

Hastalığı bir sınav olarak gördüğünü dile getiren Öztürk, "Kanseri de 'Allah bana ceza olarak verdi' diye düşünmedim, sınavmış. Böyle bir süreç zordu ama güzel bir ekiple karşılaşırsan kolaymış" ifadelerini kullandı. Doktorunun kendisini her aşamada bilgilendirdiğini belirten Öztürk, "O korkuyu, endişeyi bana yaşatmadılar. Ölene kadar unutmayacağım" dedi.

Antalya Şehir Hastanesi'nde aldığı hizmetten çok memnun kaldığını vurgulayan Öztürk, "Şehir hastanesi çok büyük bir sürprizdi benim için, bu kadarını beklemiyordum, çok memnun kaldım. Hiçbir şey için beklemedim. Hiçbir sıkıntı yaşamadım" şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Yusuf İlhan, Pınar Öztürk'ün yaklaşık iki yıl önce memesindeki lezyon nedeniyle kliniğe başvurduğunu söyledi. Kapsamlı değerlendirmelerin ardından ameliyat öncesi tedavi uyguladıklarını belirten İlhan, hastanın tedaviye çok iyi yanıt verdiğini kaydetti. Kemoterapi sürecinde zaman zaman zorlanan Öztürk'e destek tedavisi uygulandığını anlatan İlhan, "Dönem dönem zor vakitler tabii ki geçirdi ama iyi bir destek tedavisiyle bu süreçler iyi atlatıldı. Memedeki lezyonda çok belirgin bir küçülme sağlandı ve cerrahi sonuçlar da gerçekten bizim için yüz güldürücü olarak geldi" dedi.

Öztürk'ün ameliyatının ve sonrasındaki radyoterapisinin tamamlandığını belirten İlhan, takiplerin üç ayda bir sürdüğünü bildirdi. Tedavi bittikten sonra da özellikle ilk yıllarda ve yaşam boyu düzenli doktor takibinin önemine dikkat çeken İlhan, Ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olduğunu hatırlatarak erken tanının önemini vurguladı. 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi çektirmelerini önerdiklerini söyleyen İlhan, "Gerçekten kanser demek artık umutsuzluk anlamına gelmemeli" diyerek erken tanı ve yeni nesil tedavilerle yüz güldürücü sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti.

Tıbbi Onkoloji Tedavi Ünitesi ve Tıbbi Onkoloji Kliniğinin Nisan 2024'te hizmet vermeye başladığını belirten İlhan, altı modern tedavi salonunda 40'a yakın hastaya eş zamanlı tedavi uygulayabildiklerini söyledi. Günlük 50'den, aylık binden fazla hastaya tedavi hizmeti verdiklerini aktaran İlhan, hastanenin açıldığı günden bu yana ünitede 18 binden fazla hastaya tedavi uygulandığını kaydetti.

Ünitede sadece sistemik kemoterapilerin değil, yeni nesil tedaviler olarak bilinen immünoterapilerin ve halk arasında 'akıllı ilaçlar' olarak bilinen hedefe yönelik ilaçların da başarıyla uygulandığını belirten İlhan, bu tedavilerin tek başına ya da birlikte kullanılabildiğini ve daha yüz güldürücü sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Hastaların tedavilerini aksatmamalarının önemini vurgulayan İlhan, tedavi sırasında yapılan bilgilendirmelerdeki önerilere uyulması gerektiğini de ifade etti.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…