İçeriğe geç
  • Dolar 49,3486 ▲ %0,18
  • Euro 55,2496 ▼ %0,27
  • Sterlin 65,1863 ▼ %0,29
  • Gram Altın 6.630,23 ▲ %1,29
  • Çeyrek Altın 10.814,31 ▲ %1,05
  • Gümüş 96,04 ▲ %2,43
  • Bitcoin 4.097.739 ▲ %1,31
  • BIST 100 12.297,64 ▲ %0,69

İzmir Rehber

Smyrna'nın Kuruluşu ve İzmir'in Antik Tarihi

Görsel: Mr. Necdet Düzen / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

İzmir'in 8 bin 500 yıllık geçmişi, Bayraklı'daki ilk Smyrna yerleşiminden Kadifekale eteklerine uzanan antik yolculuğu anlatıyor.

İzmir, bugün modern bir metropol olarak bilinse de kökleri çok daha eskiye, Neolitik Çağ'a kadar uzanır. Kentin bilinen tarihi, Bornova Ovası'ndaki Yeşilova Höyüğü'nde yapılan kazılarla MÖ 6500 yılına kadar geri götürülmüştür. Bu buluntular, İzmir'deki ilk yerleşimin Neolitik Çağ'da başladığını ve yerleşim sayısının Kalkolitik ile Tunç Çağları boyunca artarak devam ettiğini gösterir. Ancak kentin adını aldığı Smyrna'nın hikâyesi, körfezin kuzeydoğusunda, bugün Bayraklı sınırları içinde kalan küçük bir yarımada üzerinde şekillenmiştir.

İzmir Adının Kökeni

İzmir adının nereden geldiğine dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte en çok kabul gören görüş, adın Smyrna'dan türediğidir. Efsaneye göre Erektidler, Amazonlarla yaptıkları savaştan galip ayrılmış ve önderleri These, Amazon kadını Smyrna ile evlenerek bölgeye onun adını vermiştir. İyonyalıların lehçesinde kent Smyrne, Atina lehçesinde ise Smyrna olarak anılmıştır. Ancak Smyrna sözcüğü Yunanca değil, Ege Bölgesi'ndeki pek çok yerleşim adı gibi Anadolu kökenlidir. MÖ 2000 başlarına tarihlenen Kayseri Kültepe tabletlerinde Tismurna adına rastlanır; buradaki ti ön eki bir kişi ya da yer adını belirtir. Helenler bu ön eki atarak kente Smurna demiş, kentin adının MÖ 3000 ile MÖ 1800 yılları arasında Smurnu olarak anıldığı tahmin edilmiştir.

Eski Smyrna'nın Kuruluşu

Eski Smyrna terimi, Bayraklı/Tepekule Höyüğü'nde bulunan Arkaik Dönem kentini, daha sonra Kadifekale yamaçlarında yeniden kurulan Smyrna'dan ayırmak için kullanılır. MÖ 1050 civarında Dorların Yunanistan'ı istilası sonucu Anadolu'ya geçen kavimler arasında Aioller, Edremit ve Çandarlı Körfezi çevresine; İyonlar ise kabaca bugünkü İzmir ili ve civarına yerleşmiştir. Bayraklı'daki yerleşimin Hellas kökenli olduğu anlaşılmış, yarımadada yerli halkın yaşadığına dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. MÖ 1000'den itibaren bulunan çanak çömlekler Helen yerleşimini kanıtlar; günümüze korunan en eski kalıntılar ise MÖ 725-700 yıllarına uzanır.

Yarımada, kuzeyinde sarp kayalı Yamanlar Dağı'nı alarak karadan gelecek saldırılara karşı doğal bir koruma sağlıyordu. Sonraki yüzyıllarda Meles Çayı'nın ve Yamanlar Dağı'ndan gelen sellerin taşıdığı mil ile Bornova Ovası oluştu ve yarımadacık bir tepe hâline dönüştü. Eski İzmir yerleşimi yaklaşık üç bin yıl boyunca bu yarımada üzerinde yer aldı; MÖ 4. yüzyılın ikinci yarısında büyük nüfus artışı nedeniyle bugünkü Kadifekale eteklerindeki İzmir Agorası'na taşındı.

Demir Çağı'nda Kentleşme

MÖ 1200'lerde Troya VII'nin ve Hitit başkenti Hattuşa'nın Balkanlar'dan gelen kavimlerce yıkılmasından sonra Orta ve Batı Anadolu yazısız bir döneme, Demir Çağı'na girdi. Bu çağ, Anadolu'da yazının yeniden kullanılmasıyla Frigya Krallığı'nda MÖ 730, geri kalan Orta ve Batı Anadolu'da ise MÖ 650 yılına kadar sürdü. Demir Çağı boyunca Eski Smyrna'da Hellas'tan göç eden Aioller ve İyonlar yaşıyordu. Dört yüz yıl süren bu dönemde beş yerleşme katı saptanmıştır: Aiol yerleşmesi (MÖ 1050-1000), Protogeometrik yerleşme (MÖ 1000-875), Geometrik yerleşme (MÖ 875-750), Geç Geometrik yerleşme (MÖ 750-675) ve Subgeometrik yerleşme (MÖ 675-650).

Bu dönemde İzmir evleri büyüklü küçüklü tek odalı yapılardan oluşuyordu; gün yüzüne çıkarılan en eski ev MÖ 925-900 yıllarına tarihlenir. Kerpiç duvarlı, saz damlı bu evler, Erken Geometrik dönemden itibaren at nalı biçimli bir avlunun üç yanını çevrelemeye başladı. Eski İzmirliler kentlerini MÖ 850'lerde kerpiçten yapılmış kalın bir surla korumaya başladı; bu tarihten itibaren Eski İzmir'in bir kent devlet kimliği kazandığı söylenebilir. Kent duvarları içinde yaşayan nüfus olasılıkla bin kişi civarındaydı; Geç Geometrik ve Subgeometrik dönemde bu sayı belki 1.500 kişiyi aşıyordu. Halkın büyük bölümü, tarlaların, zeytinliklerin, üzüm bağlarının ve çömlekçi atölyelerinin bulunduğu civar köylerde yaşıyor, geçimini tarım ve balıkçılıkla sağlıyordu.

Athena Tapınağı ve Parlak Dönem

Eski Smyrna'nın en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı'ydı. Günümüze korunan en eski kalıntısı MÖ 725-700 yıllarına tarihlenir; daha önceki dönemlerde de büyük olasılıkla Tanrıça Athena'ya tapınılıyordu. MÖ 640-580 yıllarına dayanan tapınak bugün kısmen restore edilmiştir. MÖ 7. yüzyıldan itibaren Smyrna bir şehir devleti kimliğine kavuştu ve Akdeniz ticaretine katılan bir merkez hâline geldi. Şehir sonunda on iki İyon kentinden biri oldu ve MÖ 650-545 yılları arasında zirveye ulaştı. Yaklaşık yüzyıl süren bu dönem, bütün İyonya uygarlığının en güçlü dönemini oluşturdu; MÖ 650 civarında yazının yaygınlaşmaya başlaması, parlak dönemin en önemli göstergelerinden biri oldu.

Lidya ve Pers Egemenliği

Kentin başkentlere yakın bir liman konumunda olması Lidyalıları Smyrna'ya çekti. Mermnad hanedanı döneminde, MÖ 610-600 yılları arasında Lidyalılar şehri ele geçirdi ve bazı bölümlerini yakıp yıktı. Ancak Bayraklı'daki kalıntılar üzerinde yapılan analizler, tapınağın ya sürekli kullanıldığını ya da Lidya egemenliği döneminde hızla onarıldığını gösterir. Kısa bir süre sonra Anadolu dışından gelen bir istila, Eski Smyrna'nın kent merkezi olarak tarihini fiilen sona erdirdi. Pers İmparatoru Büyük Kiros ile Lidya Kralı Kroisos arasındaki savaşın ardından, diğer Ege şehirleriyle birlikte Smyrna da Pers hâkimiyetine girdi. MÖ 386'da Spartalılar ile Persler arasında imzalanan Antalkidas Antlaşması'yla İyonya ve bu kapsamda Smyrna Pers hâkimiyetinde kaldı. Athena Tapınağı MÖ 545'te terk edilmiş olsa da yerleşim devam etti; ancak bu tarihten sonra yaklaşık iki yüz yıl boyunca Eski Smyrna önemini ve işlevini yitirdi.

İzmir'in antik tarihi, bugünkü kentin dokusunda hâlâ izlerini taşır. Bayraklı'daki höyük, Kadifekale eteklerindeki agora ve Bornova'daki Yeşilova, bu kadim kentin katmanlarını gözler önüne serer. Smyrna'nın kuruluşundan İyonya'nın parlak dönemine uzanan bu yolculuk, İzmir'in yalnızca bir liman kenti değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir kültür mirasının da taşıyıcısı olduğunu hatırlatır.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Mr. Necdet Düzen, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…